İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır. Hoşgeldiniz, 25 Şubat 2021
Beğen 0
Ana Sayfa » Blog » Şems-i Tebrizi Sözleri

Şems-i Tebrizi Sözleri

Şems-i Tebrizi Sözleri;

Şems-i Tebrizi sözleri içeriğinde sizlere ilahi sözler kategorisinde de yer alan ve okurlarımızın oldukça merak ettiği Şems-i Tebrizi hakkında bilgiler bulabilirsiniz. Herkesin merak ettiği Şems-i Tebrizi’nin Aşk Romanında geçen 40 kuralı da bu içerikte öğrenebilirsiniz.


 

Sevmeyene karınca yük, sevene filler karınca. Dağı bile taşır insan aşık olup, inanınca.

Arza hacet yok, halim sana ayandır. Dile gerek yok, sessizliğim sana beyandır. Söze lüzum yok, susuşum sana kelamdır. Kelama ihtiyaç yok, aşk sana figandır.

Sevmek bu kadar güzelse, kim bilir sevmeyi yaratan ne kadar güzeldir.

Sevmeye layık olmayana hatırlayarak değerli etme. Dönmek mi istiyor, bir şans daha verme. Unutma sevgi yürekli olana yakışır.

Kapımıza değil; Kalbimize vuran buyursun.

Güzel bir gülü, güzel bir geceyi, güzel bir dostu herkes ister. Önemli olan gülü dikeniyle, geceyi gizemiyle, dostu tüm derdiyle sevebilmektir.

Her şeyin bir hesabı var üzdüğün kadar üzülürsün.

Ya kor yürekli olmalı insan, ya da kor barındıracak yürekli.

İlim üç şeydir: Zikreden dil, şükreden kalp, sabreden beden.

Kalp midir insana sev diyen, yoksa yalnızlık mıdır körükleyen? Sahi nedir sevmek? Bir muma ateş olmak mı, yoksa yanan ateşe dokunmak mı? Şems-i Tebrizi

Allah bir insanı senin elinle ayağa kaldıracaksa, sen nasıl elini uzatmazsın ? Allah seni insanlara sevdirmek istiyor, Allah senin dağılmış parçalarını topluyor. Aşka nankörlük etme!! Şemsi Tebrizi

Allah sadece kalbi verir. İçini sen doldurursun ! Şemsi Tebrizi

Hak yolunda ilerlemek yürek işidir, akıl işi değil.

Biri gelir seni sen eder, biri gelir seni senden eder.

Âlimken arif oldun peki âşık olmaya namzet misin?

Yaşarken anlayamadıkları değerleri, öldükten sonra anlamanın kimseye faydası yok. Sevdiğinizi dirileştirmenin yolu, hayatın tazeliğinde itiraf ve ifade etmektir.

Ey aşk! Seni senelerce yaban ellerde, hoyrat dillerde aradım. Oysa bendeymişin bilememişim. Oyalanmışım. Kalakalmışım.

Anladım ki: İnsanlar; Susanı korkak. Görmezden geleni aptal. Affetmeyi bileni çantada keklik sanıyorlar. Oysa ki; biz istediğimiz kadar hayatımızdalar… Göz yumduğumuz kadar dürüstler ve sustuğumuz kadar insanlar…

Sanmayasın ki; aşk akıl işidir. Gül ki her gönlün mürşididir. Kimini kokusuyla şad eder. Kimini de dikeniyle irşad eder.

Şeriat der ki: Seninki senin, benimki benim. Tarikat der ki: Seninki senin, benimki de senin. Marifet der ki: Ne benimki var ne seninki. Hakikat der ki: Ne sen varsın, ne ben.

Hak yolunda ilerlemek yürek işidir, akıl işi değil… Kılavuzun daima yüreğin olsun, omzun üstündeki kafan değil. Nefsini bilenlerden ol; Silenlerden değil…

Sen nasıl bir pınarsın Mevlana’m, içtikçe daha çok susadığım.

Aşkı kalem yazmaz ki kitaplarda bulasın.

Ya tam açacaksın yüreğini, ya da hiç yeltenmeyeceksin! Grisi yoktur aşkın, ya siyahı, ya beyazı seçeceksin

Bir gül kadar güzel ol; ama dikeni kadar zalim olma. Birine öyle bir söz söyle ki, ya yaşat ya da öldür; ama asla yaralı bırakma.

Sen ol da; ister yar’ ol, ister ‘yara’; lütfun da başım üstüne, kahrın da.

Kalp midir insana sev diyen yoksa yalnızlık mıdır körükleyen? Sahi nedir sevmek; bir muma ateş olmak mı, yoksa yanan ateşe dokunmak mı?

Gamzelendi gönül yine devası ah’tır. Gönlü mahzun olanın dostu Allah’tır.

Kapımıza değil; kalbimize vuran buyursun!

Ayağında diken yarası olmayan, sinesine gül kokusu süremez.

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.